Bugun...


Hüseyin KILINÇ


Facebookta Paylaş









ŞOK BELGE , MÜLTECİLER ve KAMU YÖNETİMİ
Tarih: 04-01-2018 07:28:00 Güncelleme: 04-01-2018 07:28:00


 
Önceki yazımda Samsun halkının mültecilerle tanışmasının kısa bir hikayesini yazmıştık. Mültecilerle ilgili Samsun sürecini irdelemeye ve incelemeye devam ediyoruz ve bir süre daha devam edeceğiz. 
2013 yılının Nisan ayında Samsun’a mülteci akınının başlamasıyla; öğretmeni, imamı, müezzini, işçisi, köylüsü, engellisi, kadını hepsi ünvanlarından sıyrılıyor insan gömleğini giyerek koşturuyordu. İnsanlık destanı yazılıyordu adeta.  Samsun halkı neredeyse vardiyalı olarak 24 saat koşturur hale gelmişti. Geceleri parklara, yollara, otogara, sahil yoluna mazlum düşmüş mü diye denetliyor ve bulduklarına hemen sahip çıkıyordu. 
Tam o günlerde internet haber sitelerine bir belge düştü. Belgeye göre İçişleri Bakanlığı ilgili il valiliklerine; bir göç dalgası başlayacağından tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hazırlıklarını yapmalarını, tedbirli olmalarını, sosyal dengelerin gözetilerek göç dalgasının karşılanması emrini veriyordu. Herkes ve hepimiz şok olmuştuk. Koşturmacalar esnasında hiç birimizin aklına gelmemişti. Biz siviller koşturuyorduk ancak ortalarda numunelik olsun bir tane kamu aracı veya resmi görevlisi yoktu. 
Belge sonrası ortalık karıştı. Demeçler, savunmalar havada uçuşmaya başladı. 2013 yılı Mart ayında genelgenin Samsun Valiliğine ulaşmasının hemen ardından bir toplantı yapılmıştı. Toplantıya Kaymakamlıklar, Belediyeler yanısıra Emniyet Müdürlüğü ve ilgili alt birimler hepsi katılmıştı. Ne konuşulmuş, neler karara bağlanmış bilinmez. Ancak pratiğe yansıyanlara bakarak şunun yapıldığı söylenebilir. Meyve suları, ikramlık yiyecekler masalara konulmuş, karşılıklı iltifatlarda bulunulmuş ve ardından toplantı bitirilmiş. 
İçinde bulunduğum sivil hareket olarak ilgililerle yoğun görüşmeler trafiği başladı. Milletvekilleri, Vali yardımcıları, belediye bürokratları kim varsa görüşülmeye ve sonuç alınmaya çalışılıyordu. Dönemin Sosyal İşlerden Sorumlu Vali Yardımcısının bir görüşmede söylediği söz bizi çileden çıkarmıştı. “Biz onlara çok yardım yaparsak onlar daha çok gelirler.” Dolaylı olarak bizim de yardım etmememizi istiyordu. Kendileri yapmıyordu bizi de durdurmak ve bu yolla mültecileri tamamen sahipsiz bırakmak istiyordu kamu yönetimi.
Tam bu noktada okuyucular için hukuki/bürokratik bazı bilgileri vermek yerinde olacak. Türkiye sadece 5 yıl öncesinden mülteci almıyordu. Daha önceden de alıyordu. Nitekim mültecilerin ikamet etmek üzere yönlendirileceği iller resmi olarak mevcuttu ve sayıları 22’ydi. 2013 yılı Mart ayında yoğun göç dalgası da gözönüne alınarak aralarında Samsun’un da bulunduğu 40 il daha eklenerek bu sayı 62 oldu. Devlet göç dalgasının büyüklüğünü görmüş ve hazırlığını buna göre yapmıştı. Ancak taşra illerinden birisi inatla gözünü kapatmıştı. İçi bomboş olan bir toplantıdan başka hiçbir şey yapmamıştı. Okuyucular burada soracaklardır. Bu insanların illerimize geliş öyküleri hukuki ve bürokratik nasıldır?....
Bunu yazacağım. Ancak sonraki yazılarımda yeri geldikçe.
İlk günler gerçekten inanılmaz zorluklarla geçti. Sivil Yardım Grubu olarak bizler dahi ne olduğunu tam bilmiyorduk. Samsun’da devlet vardı ve elbet onların bir bildiği vardı. Ama bu nasıl bilmekti ki, onlar hiç yoktu. Madem bu insanlar için bir şeyler yapılmayacaktı o zaman bu insanların bu topraklarda ne işi vardı?.. Yerel ve genel devlet yönetimi arasında bir çatışmanın kurbanlarımıydık mülteciler ve onlara yardım etmeye çalışan bizler?.. Anlamak mümkün değildi. 
Sağlık, sosyal yardımlar, eğitim, istihdam gibi temel insani haklarının hepsi yasaktı. Onlar gelecekler, ev tutacaklar ve evlerinde aç, susuz, hasta ölümü bekleyeceklerdi. Önümüzde duran ulusal hukuk buydu. İnsandık. Böylesi vicdansız, merhametsiz bir tabloyu kabul edemezdik. Asla. 
Yüklendikçe yüklendik kamu yönetimine. Onları bunaltıyorduk. Bazen sinirler geriliyordu. Ancak bir şekilde sonuç alınmaya dair gelişmeler olmuyor değildi. Bu yazımın sonunda mültecilerin Samsun’a gelişlerinde ilk karşılaştıkları muameleye örnek vermek istiyorum. Sonraki yazımda ise adım adım sağlanan gelişmeler. 
Mülteciler Samsun’a ellerinde “Samsun” ibaresinin bulunduğu belgelerle geliyorlardı. O zaman Çiftlik olarak bilinen İstiklal Caddesinde bulunan İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesine başvurarak kayıtlarını yaptırıyorlardı. Daha sonra??? Tam bir trajedi. Polis ekipleri bu ailelerimizi alıyor bir camii avlusu veya bir çocuk parkına, “size burada sahip çıkanlar olacaktır” diye bırakılıyorlardı. Elbette o sahip çıkanlar da biz Sivil Yardım Grubu oluyorduk çoğu zaman. 
İşte böylesi bir trajedi ile başladı Samsun’da mülteciler öyküsü.. Daha neler oldu neler?.. İnşaAllah devam edeceğiz anlatmaya. Selametle ve selamette kalınız. 




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • gündem
    gündem
  • Samsun'un gündemi
    Samsun'un gündemi
  • MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
    MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. gündem
  2. Samsun'un gündemi
  3. MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI