Bugun...


Nizamettin BEKAROĞLU


Facebookta Paylaş









HALİFELİK ÖZLEMİ !..
Tarih: 28-04-2016 14:47:00 Güncelleme: 28-04-2016 14:47:00


CUMHURİYET DÖNEMİNDE, HALİFELİK ÖZLEMİ SÜREKLİ OLDU, YENİ BİR HALİFE YOK, AKIL HASTALARI DIŞINDA!..

Halife, din ve devlet işlerini birlikte yürüten, devlet işlerini ve günlük ihtiyaçları din kurallarına göre düzenleyen, dinsel ve siyasal yetenekleriyle egemenliği (gücü) temsil eder.

Hz. Muhammed in ölümünden sonra, Hz. Ebubekir ile başlayan Halifelik süreci, dört Halife süreci olarak anılır.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Mısır ı fethettikten sonra Memlüklü Sultanı son Halife Ayetullah Mütevekkilden Halifelik sanını ve Hz. Muhammed in kutsal eşyalarını İstanbul a getirdi (1516). Bu süreçten sonra Osmanlı Padişahları Halife Sanı ile de adlandırılmaktadır.

Ancak kimi araştırmacılara göre, Halifelik Hz. Ali ile sona ermiştir. Sanal ünvan haline gelmiştir.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Doğu seferler için, Müslüman ülkelerle yaptığı savaşları haklı kılmanın aracı yapmıştır. Nedensiz Müslüman kanı akıtmanın ”caiz” olmaması nedeniyle, Halifelik yetkisi ve yeteneği ile “tek devlet tek iktidar ”hedefi gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.

Yavuz Sultan Selim den sonra uzun süre, Halifelik iç siyaset aracı olarak kullanılmıştır.

İkinci Abdülhamit dönemi ile Halifeliği yeniden sarılarak Osmanlı Devletinin içte ve dışta kaybedilen onuru yeniden kazanılması çalışıldı. Birinci Dünya savaşında ise Halife “Cihat” ilan ettiği halde Orta Doğu da, Filistin cephesinde, Yemen’de, Hicazda, Suriye’de “Cihat” çağrısı etkili olmadığı gibi, Araçlarının Osmanlı birliklerini arkadan vurmuşlardır.

Bu tarihi gerçeklerle, gerçekten Halifelik gibi bir kurumun bulunup bulunmadığı, tarih boyunca Halifeliği güç vehmetme aracı olarak kullanıldığı, Osmanlıların Halifelik sanına sahip olup olmadıkları, Anadolu dışında bulunan Müslümanların “cihat” çağrısına uymadıkları, Halifeliği dış Müslümanlar arasında etkisinin kalmadığı anlaşılmaktadır.

Milli mücadele sürecinde Hilafet Milli Mücadeleye karşı durmuştur. İngilizlerle iş birliği yapmıştır. İstanbul müftüsü durrizade Abdullah efendi Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkında ölüm fermanı çıkarmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin inşa sürecinde Halifelik muhalefet şemsiyesi haline gelmiştir. 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılırken, Hilafet Makamı Büyük Millet Meclisi tüzel kişiliğinde bırakılmış ,Abdülmecit efendide Halife olarak belirlenmiştir.

29 Ekim 1923 de Cumhuriyet ilan edilmiş, Halifelik sürece sessiz kalmış, saygılı davranmıştır. Ancak yeni devletin tescili niteliğinde Lozan görüşmeleri için alınan çağrı üzerine batıda çağdaş bir devlet imajı vermek için, işlevini yitirmiş, Cumhuriyetin başlangıcında ciddi devrim süreçlerine engel olanı çağdışı bir kurum 3 Mart 1924 tarihinde kaldırılmış, Halife sınır dışı edilmiştir.

Tarihsel hataları tekrar etmek kimseye bir şey kazandırmıyor. Cumhuriyet döneminde, Halifelik özlemi sürekli oldu, yeni bir Halife yok, akıl hastaları dışında!..

Nizamettin Bekaroğlu
Ög. Kamu yönetimi uzmanı





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • gündem
    gündem
  • Samsun'un gündemi
    Samsun'un gündemi
  • MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
    MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. gündem
  2. Samsun'un gündemi
  3. MEHMET YAZICI İLE GÜNDEM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI