Abone ol | Biyografi | Tüm yazıları
Seda YÜKSEL

Tükenen Yiyecekler Mi? Tükenen İnsan Mı?

 

Bir sorum var sizlere?

Hazır gıdalar tüketir misiniz?

Ya da şöyle sorayım;

Bilinçli gıda tüketicisi misiniz, yoksa bilinçsiz tüketici mi?

Geniş bir katılım, halk, genci, yaşlısı, çocuğu, öğrencisi neredeyse hepimiz

dışarıdan fast food tarzı yemekler tüketiyoruz. Seviyoruz da, hazda veriyor

yediğimiz gıdalar. Peki o halde dışarıdan beslenince yediğimiz yiyeceklerden neden haz alırız?

İnsana mutluluk veren her şey hoşa gider, dışarıdan beslendiğimizde de

bizim hoşumuza gidiyor. Çünkü istediğimiz yemek, anında önümüze  sunuluyor,
yeter ki paran olsun.
Ama işte paranın yerine koyulamayacak daha değerli şeyler var.

Ne mi? Bir insanın hayatı, bir insanın sağlığı…

Yemek yemeğe gittiğimizde

gıdayı tüketiyoruz, karnımızda doyuyor bir şekilde her şey hoş buraya kadar,

ama gıdanın nasıl yapıldığına, ne katıldığına dair, ne eti, nasıl bir yağ,

ya da nasıl bir pirinç vd. bunları biliyor muyuz?

Bize ne yediriyorlar, dışarıda çocuğumuz ne yiyor

yediklerimize ne katılarak yediriliyoruz?

Yediğimiz tavuk, et, yağ, vd bunlar ne eti, ne yağı biliyor muyuz?

Hani dışarıda daha şaşalı bir görünüm olsun diye yemek yeniliyor ya,

peki o yediğiniz yemekler hangi kalitede, GDO’lu mu?(Genetiği Değiştirilmiş Organizma).

Tabi burada her restoran, her yemek yeri kalitesiz olacak diye bir şey yok.

Kaliteli olanlar da var elbet.

Eee, oraya yoksul kesimin kolu uzanır mı sanıyorsunuz?

Olan yine yoksula oluyor, her yerde ve her zaman olduğu gibi.

Bu kadar adaletli bir dünyada…

Deyimi yerindeyse, kalıp ifadeler vardır ya hani,

Paran kadar konuşacaksın.

İşte o öyle değil; “Vicdanın kadar konuşacaksın.”

Sözünü ettiğim şey,

bir insanın hayatı, sağlığı, sağlığımızla oynanılıyor.

İşletmeler, siz müşterilerinize kalitesiz yağ, et vs. yedirirseniz

o insanın hayatına mâl olmuş oluyorsunuz elini vicdanına koy,

senin de çocuğun, sevdiklerin,  akrabaların var, ister misin

yediği yiyecekler dolayısıyla hastalanmalarını?

Eminim ki aynı düşüncedeyiz.

Hazır gıdalar, GDO’ lu ürünler, sağlıksız beslenme, bunların hepsinin

hayatımızda bir götürüsü var.

Hepsi sırasıyla düşünülmüş organize edilmiş.

Nasıl mı? Yiyecekleri tüketiyoruz para veriyoruz haliyle.

İlginçtir ki, hazır yemekler

bağımlılık yapıyor, çünkü daha rahat, yorulmuyorsun, yemek başında

zaman harcamıyorsun, düşünmüyorsun ne yapacağım diye,

nasıl olsa dışarda yemek yemek varken. Aslında yanlış, çokça sağlıksız.

Tabi hiç yemeğin demiyorum sizlere arada olabilir. Yoksa bu sermaye

nasıl işleyecek, nasıl dönecek bu devran.
Peki iyi bir yanı yok mu bunun diyecek olursanız?

Var tabi. Bir şeyin dezavantajı varsa illaki avantajı da vardır unutmayın.

Okuyan öğrenciler için bekârlar için dışarıda yemek yemek

daha makul kaçıyor onlar için.

‘Ye öde çık’ hepsi bundan ibaret.

Tabi bu her öğrenci her bekâr için geçerli değil,

onları tenzih ederim. Ama onlara göre bitmiyor hatta yeni başlıyor

yiyorsun ne yediğinin farkında değilsin bir şey vuku buluyor hastalanıyorsun.

Obezite, şeker hastalığı, kısırlık vd. sonra hastane köşelerinden geri gelinmiyor
bu kapitalist sistem kendini bize daha da bağlıyor.

Sizce de bu işte karanlık  bir yan yok mu?

Yediğimiz yemeğe para veriyoruz sonra paramızla hastalanıyoruz,

ilaçlara para veriyoruz.

Yiyoruz ve hastalanıyoruz para veriyoruz. Ah! bu kapitalizm,kaçınılmaz karşı koyamıyoruz.

Önceden var mıydı böyle şeyler, hastalıklar arttı,

tükettiğimiz yiyeceklerden dolayı.

Adım attığımız her yer kafelere, restoranlara döndü.

Hal böyle olunca en çok da

yemek ve sağlık sektörüne para veriyoruz. Garip bir döngü var.

Bilinçli miyiz? Muamma. O halde, ne yediğimizin farkında olalım. Neden mi?

Çünkü, sağlık gitti mi bir daha geri gelmiyor…

Unutmayın, hayat hep 1 dakika öncesinde sınırlıdır, yaşarsın bazı şeyleri

“keşke dersin” birde “iyi ki dersin”. O, iyi ki olmadı dediğiniz bir şeyin

keşkesini yaşamayın nasıl mı? Sağlık üzerinden gidiyoruz

o halde, kişi kendine baktığı sürece sağlıklıdır

yani sağlığınız aslında sizin  elinizdedir

kendine iyi bakarsan keşken olmaz mesela.

Kendine iyi bak.

Hayat 1 dakika öncesi ve sonrasında sınırlı gitti mi geri gelmiyor.

Hani denir ya,
“Dün sağlamdı dediğimiz adam hiçbir şeyi yoktu, bugün  fücceten /aniden gitti.” deriz.

Fücceten gitti sevdiklerimiz hakikatten…

Zehirledik biz insanları…

Ne olduysa yediklerimizden oldu.

Yazarın diğer yazıları
Sosyal Özgürlük10 Nisan 2020 Cuma
Çok Şey Yaşıyoruz17 Mart 2020 Salı
“ Bir Ömür Glutensiz ”2 Aralık 2019 Pazartesi
Ah Bu İşsizlik!20 Kasım 2019 Çarşamba
Nabzımız Siyaset2 Kasım 2019 Cumartesi

Samsun Olay | Doğru ve hızlı haber: 'İlk bizden duyarsınız...'

Son Dakika Haberler

Eyvah! Hakiki Oflular bir araya geliyor!

Manşet Haberler

Eyvah! Hakiki Oflular bir araya geliyor!