Abone ol | Biyografi | Tüm yazıları
Seda YÜKSEL

Çok Şey Yaşıyoruz

Biten her yılın ardından yeni bir yıl başlar, her yeni yıl içinde

kendimiz adına, ülke adına, çok şey umut eder ve umut

ettiğimiz gibi hayatımızın da o şekilde seyir halinde

olmasını isteriz. Bilemeyiz ki, hayat bizim için planlarını çoktan

yapmış oluyor. Biz gördüğümüze, işittiğimize tanık oluyoruz sadece.

Ne yazık ki daha önceleri tanık olmadığımız yoğun ve değişik

bir yıl yaşıyoruz (deprem, savaş, hastalıklar) gibi. Birçok şeye üzüldük,

çok şeye tanık olduk. Öncelikle, ülkemiz adına bizi derinden etkileyen olay,

24 Ocak 2020 tarihinde saat 20:55'te Elazığ da 6.8 büyüklüğünde yaklaşık
40 saniye kadar süren 41 kişinin hayatına son verdiği 1607 kişinin ise

yaralanarak kurtulduğu ve birçok ailelerin evlerinin harabeye

döndüğü o deprem akıllara kazındı. Biz bizatihi yaşamadık

dilerim ki yaşamayız, ama en az onlar kadar üzüldük,

haber kanallarında gösterilen insanların çaresizliği,

saatlerce o enkazın altında yaşam mücadelesi verdiği,

kimilerinin çocuğunu, kimilerinin eşlerini, yakınlarını,

enkazın altından çıkarılmasını beklediği o anlar…

Hani bir lafız vardır ya

“sözün bittiği yer” işte oradayım bazı şeyleri anlatmaya kelimeler yetmez.

Birçok şeyi anlatmak istersin ama anlatamazsın kelimeler hükmünü yitirir

ne elin kaleme gider ne de bir söz söyleyebilirsin…

Anlamak için yaşamak lazım.

Kolombiyalı yazar, Gabriel Garcia Maguez'unda dediği gibi,

”İnsan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. Hepsi bu..."

Dolayısıyla biz ne kadar üzüldük desek de o acıyı

bilemeyiz içinde olmadığımızdan.

Ateş düştüğü yeri yakıyor biz ise sadece üzülüyoruz, üzüntümüz

birkaç güne bitiyor, ama onlar için hep aynı yerinde kalıyor,

büyümüyor, gelişmiyor, değişmiyor acı hep aynı

yerinde duruyor gidenlerin arkasından ailelerine bir nebze olsun

bir takım yardımlar

gerçekleştirsek de (maaş, ev, birtakım imkanlar) gidenin yerini

hiçbir şey doldurmuyor.

Dünyaları da serseniz içi soğumuyor, çünkü canından can gitmiştir.

Şöyle bir baktığımızda,

Vefalı bir milletiz, toplumumuz zor durumda olanı, düşeni kaldırır, 
ona yardım eli uzatır. Nerede bir sorun olursa

oraya gider insanlarımızın acılarına merhem oluruz acı aslında

hepimizin oluyor. Tek yürek oluyoruz aynı çatı altında.
Deprem haberleri birkaç gün daha

gündem de kaldı ve bitti. Sorunlar bitti mi peki?

Birçok sorun beraberinde geldi… Sonrasında bir başka doğal afet

felaketine tanık olduk.

Van’da 41 kişinin can verdiği iki çığ felaketi…

Yine üzüldük onca insanlarımız,

canımız gitti. Hülasa edecek olursak, Van Bahçesaray karayolunun

33. kilometresinde üzerine çığ düşen minibüs de olduğu bilinen

iki kişinin bulunması için arama kurtarma çalışmaları başlatılması

bunun da ardından çalışmalara ara verilip sabah saatlerinde

yeniden arama kurtarma çalışmalarına başlanılmıştı.

Çalışma sonrasında AFAD, UMKE ve diğer ekipler üzerine o esnada

çığ düşmesi yaşandı ve 41 kişinin can verdiği o olayda yine üzüldük.

Bir başka olay ise, İdlib’ deki hain saldırı da

8 Askerimizin şehit haberini aldık…

İdlib’ deki ateşkes kararına uymayan Suriye Rejim Ordusu

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)

unsurlarına saldırı gerçekleştirilmişti. 7 asker ve 1 sivil personel şehit oldu.

TSK’ya ait Fırtına obüslerini ağır şekilde vurmuştu.

Yine daha sonrasında Sabiha Gökçen Havalimanında

uçağın pistten çıkması sonucu uçağın üç ayrı parçaya bölünmesi

ile bu kazada da 3 kişi hayatını kaybetti,180 kişi ise yaralanmıştı.

Yine söndürülmesi aylar süren Avusturalya’daki orman yangını.

Dünyada  son yılların en etkili yangın da diyebiliriz. Eylül 2019 başlayıp

2020 Ocak ayında da etkisini sürdürmüştü. 28 kişinin hayatını kaybettiği

bu yangında 10.3 milyar hektar alan yok oldu, 2 bin ev küle döndü,

1.25 milyar hayvan telef oldu.
Bu yangının ardından bölgeyi, büyük bir yağış karşılaşmıştı.

Yine bir sonraki badiremiz ve fücceten ortaya çıkan, müessif olan,

etkisini halen sürdüren küresel felaket Coronavirüs Hastalığı (COVID-19).

Hülasa edelim, salgın 2019 yılının son günlerinde Çin’in Wuhan kentinde

oraya çıkıp etkisini halen sürdürüp hızla tüm dünyayı sarmaladı.
Şuana kadar 5900 ‘e yakın insan Corona virüsünden

dolayı hayatını kaybetti. Hastalığa yakalanan 70 bine yakın kişi

sağlığına kavuştu. Virüs sadece Çin’in sınırlarında kalmayıp tüm dünyayı

etkisi altına aldı. Türkiye’ye de gelmiş bulunmakta, şuana kadar 46 kişinin

Corona virüs hastalığı olduğu belirtildi. Sayı her geçen gün artmakta.

Herkes tedirgin, herkes telaşlı, sokaklarda,
caddelerde, otobüslerde, kimi insanların kendilerini

bir nebze olsun korumak amaçlı maskeyle dolaştığını görüyoruz,

kafeler eskisi gibi artık dolu değil, üniversiteler eğitime ara verdi,

birçok öğrenci memleketine döndü, kimi fırsatçılar 5 liralık kolonyağını

20 liraya satar oldu, maskeler eldivenler olduğundan daha fazla

fiyatla satışa çıkarıldı, kimi vatandaşlar yiyecek stoğu yaptı,

ne hikmetse makarnaya da zam geldi. Deyimi yerinde olcaksa,

"koyun can derdinde kasap ise et.”

Kimi insanların hiç değişmediğini görüyoruz böyle bir durumda bile,

kendi kârını düşünüyor üzücü filhakika. İnsanlık adına küresel bir salgın,

dikkat etmeliyiz maske çözüm değil aslında, iş maskeyle

kolonyağı ile bitmiyor “hijyen” yani ellerimizi temiz tutmalıyız,

mecburi olmadıkça kalabalık ortamlarda durmamaya

gayret göstermeliyiz.  Şunu unutmalıyım ki hiçbir sorun kalıcı değildir,

sadece sorunun geçmesi zaman alabilir, telaş etmeyelim,

tedbirlerimizi alalım.

Umarım ki hem ülkemiz adına, hem de dünya da bu salgını en erken vakitte,
daha fazla can kaybı yaşanmadan atlatırız.

Sağlıcakla Kalın…

Yazarın diğer yazıları
Sosyal Özgürlük10 Nisan 2020 Cuma
“ Bir Ömür Glutensiz ”2 Aralık 2019 Pazartesi
Ah Bu İşsizlik!20 Kasım 2019 Çarşamba
Nabzımız Siyaset2 Kasım 2019 Cumartesi

Samsun Olay | Doğru ve hızlı haber: 'İlk bizden duyarsınız...'

Son Dakika Haberler

Eyvah! Hakiki Oflular bir araya geliyor!

Manşet Haberler

Eyvah! Hakiki Oflular bir araya geliyor!